Cenova

Cenova’ya şöyle bir uğradık. Daha fazla ilgiyi hakediyor kesin, belki bir dahaki sefere. Arabadan kurtulup kendimizi karmaşık dar sokaklara dar attık. Açtık ve turistik bir lokantada ruhsuz bir makarna en son istediğimiz şeydi. Bu huysuzlukla onu bunu beğenmeyerek ilerlerken izbe bir lokanta çıktı karşımıza. Fiyatların ucuzluğunun itmesi gerekirken, ne kadar kötü olabilir ki bakış açısıyla daldık içeri. Ve o anda doğru yere geldiğimizi anladık. İçeride sadece yerliler vardı. Her şey çok basitti, masa sandalyelerden yemeklere. Birer tabak makarna yedik, yanında su içtik. Karnımız doydu, mutluyduk az sonra üzerine yiyeceğimiz dondurmanın hayaliyle. Ve başladık Genova sokaklarını arşınlamaya.

DSC_8335

Eski liman şimdi turistik bir yer olmuş. Özel teknelerin demirlediği bir yat limanı olarak görev yapıyor, binaları da sanırım dükkanlara çevirmişler ki hiç o tarafa kadar gitmedik. Her yer işportacı doluydu zaten. Meğer modanın kalbinin attığı ülke aynı zamanda taklit marka ürün cennetiymiş!

Cenevizlilerin ipek yolu ticaretinin kapısını tuttuğu zamanlardan kalma bir kalyon modeli limandaki en ilginç şey. Biraz fazla karayip korsanları rüküşlüğünde olmuş ama yine de insan gözlerini yumup tarih derslerine masalsı bir geri dönüş yaparsa etkileyici.

DSC_8344

Ama beni Akdeniz’e doğru bakıp gülümseten kentteki deniz müzesinin adının Galata olmasıydı. Bir yerde okudum – yanlış değilse – galata İtalyancada denize inen yol demekmiş. Ne güzel ne güzel!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s