B16

Yolum ormanlardan geçiyor. Ayazdı, kırçtı başladığımda. Isındı yavaş yavaş. Bahar kıvranıyordu geleceğim diye ama kışın pılını pırtını toplaması uzun sürüyor, çok dağıttı bu sene. Ama yine de ılıklıklar yeşillikler boş buldukları yerlere yerleşmeye başladılar çoktan. İlk çiçekler boy gösterdi sonra. Tam kıpır kıpırdamak üzereyken içim, yol üzerindeki hüzünler arttı. Karşıya geçerken önce sola, sonra sağa, sonra tekrar sola bakmaları ve ondan sonra gerçekten güvenliyse ancak karşı tarafa geçmeleri öğretilmemiş orman sakinleriydi. Birileri aramış mıydı, beklemiş miydi dönmelerini? Umuyorum ki ormanda her şey çabuk unutulsun ki başlasın bahar telaşı.

Beklenmedik bir sıcak günde gördüm. Sabahtı. Yolun kenarındaydı. Arka ayaklarının üzerine oturur gibi – belki de ayakta duruyordu – elleri sanki burnunu kaşıyor gibi – belki de bir şeyler yiyordu. Kocamandı. Benim gördüğüm en kocaman yabani tavşandı. Harikalar diyarından kısa süreliğine dünya tarafına geçmiş gibi, bilge görünümlüydü. Belki yaşını almış. Yolun kenarındaydı, geçme niyeti var mıydı bilmiyorum ama ben yavaşlayınca ürker gibi oldu ve geldiği tarafa doğru gitti. Kaçmadı, yok. Dönüp daha da bakmak istedim ama yanından geçip bağlandığım yolda her şey daha hızlı akıyordu ve uymazsam tehlike.

Akşam oldu eve dönüyorum. Artık evden önceki son sokaklardan biri. Bir sincap boyundan büyük süslü kuyruğunu savuraraktan önümden karşıya geçmesin mi? Ben bu cümleyi kurana kadar o bir sonraki ağaca tırmanıp gözden kaybolmuştu.

Belki de artık iyice toplanmış bulutların gölgesinden ve buhardan neredeyse ıslanmış havanın ağırlığından artık ne hayvan ne insan göremez oldum. Ben de dahil herkes evine yuvasına çekildi. Kapılar kapatıldı ama pencereler açık bırakıldı. Hıdır ve Ellez buluşacaklardı o gece çünkü, belki bize de uğrarlardı. Kendilerini görmedim ama bereketleri deli yağmur olup indi gökten. Bütün gece ve ertesi sabah. Son bir kaç haftadır her şeyin üstünü örtüp herkesi hapşurtan tozu toprağı yıkadı. Arınmış hissettik o sabah, arınmak mümkün olmasa da.

Paskalya, nevruz, Hıdrellez, vs. Anadolu’nun iyi yürekli tanrılarının icad ettiği bütün bayramlar. Kurtla kuşla çiçekle gülle ve illa ki tavşanla kutlanan. Ateşle suyu, yanmakla temizliği birleştiren. Kutlamasak hatırlamasak bir şey olmuyor. Dileğini tam o gün dilemesen de oluyor belki. Ama sen dilediğin için olması, yani günümüz diliyle mesajına cevap almak bir derin nefes aldırıyor insana bu sonsuz boşlukta. İnanmanın dayanılmaz hafifliği.

Gereksiz yazıma burada son verirken tüm dostlara hıdrellez bereketi dilerim!

One response

  1. Muge

    Hidrellez tum bereketini gosterdi bu sene

    Mayıs 7, 2015, 3:29 pm

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s